Küresel Çalışan Bağlılığı: Türkiye’de Sadece Yüzde 8

Küresel çalışan bağlılığı yüzde 20 iken Türkiye’de bu oran yalnızca yüzde 8. Gayrimenkul sektörü bu durumu nasıl etkiliyor?

Türkiye’nin gayrimenkul piyasası, yılın ilk beş ayında 569 bin 537 konut satışı gerçekleştirmiş olsa da, sektördeki çalışan bağlılığı oranları dikkat çekici bir farklılık gösteriyor. Gallup’un verilerine göre, dünya genelinde çalışan bağlılığı yüzde 20 seviyesindeyken, Türkiye’de bu oran yalnızca yüzde 8 olarak kaydediliyor. Bu durum, gayrimenkul sektöründe nitelikli danışmanları elde tutma ve yüksek performanslı ekipler oluşturma konularını daha da önemli hale getiriyor. Gayrimenkul şirketleri, artık portföy büyüklüğünden ziyade güçlü liderlik ve çalışan bağlılığı ile birbirlerinden ayrışıyorlar.

Dijitalleşme, uzaktan çalışma kültürü ve veri odaklı karar alma süreçleri, Türkiye’deki gayrimenkul sektörünü derinden etkileyerek köklü bir dönüşüm sürecine sokuyor. Geleneksel iş yapış biçimlerinden uzaklaşarak daha teknoloji odaklı ve veri ile yönetilen bir yapıya evrilen sektör, yalnızca hizmet modellerini değil, aynı zamanda küresel ekonomik hacmini ve istihdam yapısını da sürekli olarak yeniden şekillendiriyor.

Grand View Research ve Straits Research gibi uluslararası araştırma şirketlerinin 2026 yılına yönelik projeksiyonlarına göre, küresel gayrimenkul pazarının büyüklüğünün 4,5 trilyon dolar ile 4,7 trilyon dolar arasında olması bekleniyor. Bu devasa ekonomik büyüklük, sektörün yalnızca yatırım ve mülk üretimi ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda geniş bir hizmet ekosistemini de kapsadığını gösteriyor. Brokerlık, gayrimenkul danışmanlığı ve mülk yönetimi gibi alanlarda dünya genelinde 14 milyondan fazla profesyonel istihdam ediliyor. İnşaat sektörü, saha operasyonları ve usta iş gücü de bu yapıya dahil edildiğinde, gayrimenkul ekosistemi küresel ölçekte en büyük istihdam alanlarından biri olarak öne çıkıyor.

Bu dönüşüm sürecinde İTO Gayrimenkul Komite Başkanı ve TÜGEM Kurucu Genel Başkanı Hakan Akdoğan, sektördeki değişen dinamiklere yönelik “İçindeki Lideri Uyandır” adlı kitabında önemli bir yol haritası sunuyor. Bu eser, sektörde her şeyin para ile ölçüldüğü bir dönemde dürüstlükle ilerlemenin önemini vurguluyor. Kitap, okuyucuların kendi potansiyellerini açığa çıkarmalarını ve liderlik özelliklerini geliştirmelerini hedefliyor.

“Gayrimenkul Sektörünün Temel Harcı Güven ve Samimiyettir”

Hakan Akdoğan, gayrimenkul sektörünün doğasının yalnızca dijital metrikler veya ilan sayılarıyla ölçülemeyecek kadar derin bir “insandan insana” iletişim ağına dayandığını belirtiyor. “Sektörümüzün temel harcı güven ve samimiyettir. Başarıya giden kesin bir reçete yoktur. Her başarının ayrı bir hikayesi vardır ve bu hikayelerin çoğunda ortak özellikler bulunur. Koşullardan şikayet etmek yerine çalışmak, hatalardan ders çıkarmak ve samimi olmak gerekir,” diyor. Akdoğan, bu yolculukta liderlik özünü canlandırmanın ve okuyucuların potansiyellerini açığa çıkarmasının en büyük hedefleri olduğunu ifade ediyor. İş dünyasında karşılaşılan zorlukları aşma cesaretinin, marka ve kararlılık üzerine değerli dersler sunduğunu vurguluyor. Her başarı hikayesinin bir mücadele ile yazıldığını ve bu süreçlerin her zaman yol gösterici bir rehber olma özelliği taşıdığını belirtiyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu