Menopoz Süreci Omurga Sağlığını Tehdit Ediyor
Menopoz sonrası omurga sağlığına dikkat! Uzmanlar, egzersizlerin önemini vurguluyor.
Menopoz süreci, yalnızca hormonal değişikliklerle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda kemik, kas ve omurga sağlığını da olumsuz etkileyebiliyor. Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Didem Sezgin Özcan, bu dönemde doğru planlanmış egzersizlerin ve güçlü sırt kaslarının omurga sağlığını korumada kritik bir rol oynadığını belirtiyor.
Menopoz sonrası bazı kadınlarda zamanla boy kaybı, omuzların öne düşmesi ve postür değişiklikleri görülebiliyor. Prof. Dr. Özcan, bu değişikliklerin yalnızca yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. “Menopoz ile birlikte kemik kaybı hızlanabilir. Ancak mesele sadece kemik mineral yoğunluğundaki azalma ile sınırlı değil. Yaş ilerledikçe omurlar arasındaki disklerde sıvı kaybı, dejeneratif değişiklikler, omurga çevresindeki kasların zayıflaması ve postür bozuklukları da boy ve duruş değişikliklerine yol açabilir. Özellikle ani ve belirgin boy kayıpları, osteoporoz ve sessiz omurga kırıkları açısından dikkate alınmalıdır” dedi.
Prof. Dr. Özcan, günlük yaşamda gözlemlenen bazı değişikliklerin omurga sağlığı açısından önemli ipuçları verebileceğini belirtti. “Duvara yaslandığınızda başın duvara değmemesi, omuzların öne düşmesi, sırt bölgesindeki eğriliğin artması ve uzun süre ayakta kalındığında sırt ağrısı oluşması gibi durumlar dikkat edilmesi gereken bulgulardır. Eski kıyafetlerin boyunun değişmiş gibi hissedilmesi veya üst raflara uzanmakta zorluk çekmek de postür ve omurga fonksiyonlarındaki değişiklikleri işaret edebilir. Bu bulgular tek başına osteoporoz veya omurga kırığı tanısı koydurmaz; ancak detaylı bir kas-iskelet sistemi değerlendirmesi gerektirebilir” diye ekledi.
Benzer yaş grubundaki kadınların kemik yoğunluğu, kas gücü, denge yeteneği ve omurga fonksiyonlarının farklılık gösterebileceğini belirten Özcan, fiziksel hareketsizliğin önemli ve değiştirilebilir bir risk faktörü olduğunu ifade etti. “Yetersiz fiziksel aktivite ve sırt kaslarının yeterince çalıştırılmaması, kas kuvvetindeki azalmayı hızlandırabilir ve postür bozukluklarına yol açabilir. Ancak bu değişiklikleri yalnızca hareketsizliğe bağlamak doğru değil. Yaş, genetik faktörler, östrojen seviyelerindeki düşüş, beslenme alışkanlıkları ve bazı kronik hastalıklar da kemik ve omurga sağlığını etkileyebilir. Bu nedenle sadece dik durmak yeterli değildir; dik durmayı sağlayan kasların güvenli ve düzenli bir şekilde güçlendirilmesi gerekmektedir” dedi.
Menopoz döneminde erken değerlendirme ve kişiye özel egzersiz programlarının önemine de dikkat çeken Özcan, şu önerilerde bulundu: “Postür analizi, omurga hareketliliği değerlendirmesi ve kas kuvvet testleri ile mevcut sorunlar erken dönemde tespit edilebilir. Kişinin yaşı, kemik sağlığı ve fiziksel kapasitesi göz önünde bulundurularak hazırlanacak egzersiz programlarında direnç egzersizlerine, sırt kaslarını güçlendiren çalışmalara ve denge eğitimine yer verilmelidir. Uygun hastalarda pilates gibi tedavi edici egzersiz yöntemlerinden de faydalanılabilir.”
Egzersizin osteoporoz tedavisinin bir alternatifi değil, önemli bir bileşeni olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özcan, “Doğru planlanmış egzersiz; kas gücünü, postürü, dengeyi ve günlük yaşam fonksiyonlarını korumaya yardımcı olur. Düşme riskini azaltabilir ve kemik sağlığını destekleyebilir. Ancak osteoporoz veya yüksek kırık riski taşıyan hastalar için gerekli ilaç tedavileri de ihmal edilmemelidir. Kişinin risk faktörlerine göre kemik mineral yoğunluğu ölçümü ve omurga kırığı değerlendirmesi yapılmalıdır. Düzenli egzersiz ve yeterli kas gücü ile menopoz sonrası dönemde omurga fonksiyonlarını uzun yıllar korumak mümkündür” şeklinde konuştu. – ANKARA




