Aret Kamar: Evlilikte Çocuk Sahibi Olmayan Çift Oranı Yükseliyor
Aret Kamar, evlenen çiftlerin %16.7’sinin çocuk sahibi olamadığını belirtti. Evlilik öncesi sağlık kontrollerinin önemi vurgulandı.
İstanbul Tüp Bebek Merkezi’nde görev yapan kadın hastalıkları ve tüp bebek uzmanı Aret Kamar, Haberler.com’da Nur Ertürk’ün sunduğu programa katıldı. Programda, doğurganlık, tüp bebek tedavisi, yumurta dondurma teknikleri ve çiftlerin evlilik öncesi sağlık kontrollerinin gerekliliği gibi konular ele alındı. Kamar, çocuk sahibi olmayı düşünen çiftlerin bilinçli hareket etmeleri gerektiğini vurgulayarak, doğurganlıkla ilgili bilgilerin erken dönemde edinilmesinin önemine dikkat çekti. “Evlenen her altı çiftten biri çocuk sahibi olamıyor. Bu oldukça ciddi bir oran,” dedi.
Aret Kamar, çocuk sahibi olmayı planlayan çiftlerin evlilik öncesinde veya sonrasında mutlaka sağlık kontrollerinden geçmeleri gerektiğini belirtti. Doğurganlıkla ilgili risklerin önceden bilinmesinin tedavi süreçlerini kolaylaştırabileceğini ifade eden Kamar, “Bir çift evlenmeden önce ya da evlendikten sonra mutlaka kontrolden geçmeli. Doğurganlıkla ilgili potansiyel sorunları bilmek, uygun yöntemlerin belirlenmesine yardımcı olur,” şeklinde konuştu.
Kamar, yumurta rezervinin önemine de değinerek, AMH değerinin bu konuda kritik bir gösterge olduğunu belirtti. “AMH değeri birin altındaysa, yumurta rezervi düşüktür. Normal değerler ise 2-3 arasında olmalıdır,” ifadelerini kullandı.
Tüp bebek tedavisinin yalnızca çocuk sahibi olamayan çiftler için değil, doğurganlığın korunması amacıyla da kullanılabileceğini belirten Kamar, gelişen tıbbi yöntemlerin kadınlara önemli seçenekler sunduğunu ifade etti. “Tüp bebek tedavisinin başka bir amacı da doğurganlığın korunmasıdır. Artık yumurta dondurmak mümkün. Yöntemler ve imkanlar giderek artıyor,” dedi. Ayrıca, üniversite çağındaki genç kadınlarda da yumurta rezervinin düşüklüğüne rastlandığını belirten Kamar, “Üniversite çağındaki her 10 kızdan birinin rezervi düşük,” diyerek erken farkındalığın önemini vurguladı.
Aret Kamar, tedavi süreçlerinde doğru bilgilendirme ve güvenilir merkez seçiminin önemine dikkat çekti. “Araştırmadan bu yola çıkmayın,” diyen Kamar, çiftlerin tedaviye başlamadan önce süreci iyi değerlendirmeleri gerektiğini söyledi. Aşılama ve tüp bebek gibi yöntemlerin aşamalı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kamar, “Aşılamanın başarı oranı %20-25, normal ilişkinin ise %10’dur. Öncelikle en basit yöntemleri denemek gerekir; eğer sonuç alınamazsa daha karmaşık ve maliyetli yöntemlere geçilmelidir,” şeklinde konuştu. Beslenme ve yaşam tarzının da doğurganlık üzerinde önemli etkileri olduğunu dile getiren Kamar, “Herkesin beslenmesine dikkat etmesi gerekiyor. Mümkün olduğunca doğal beslenmek önemli,” dedi. Ayrıca, çocuk sahibi olma sürecinde psikolojik dengenin korunmasının da önemine değinerek, “Hayatınızı sadece çocuk sahibi olmaya odaklamamalısınız. Normal yaşamınıza devam etmelisiniz,” ifadelerini kullandı. Kamar, yumurta rezervinin azalmasının gebeliğin imkansız olduğu anlamına gelmediğini de belirterek, “Yumurta azaldı demek, kadın gebe kalamayacak demek değildir,” şeklinde sözlerini tamamladı.




