Genital Siğiller ve Kanser İlişkisi: Doç. Dr. Gökçen Erdoğan Açıklıyor

Genital siğillerin kanserle ilişkisi hakkında Doç. Dr. Gökçen Erdoğan’dan önemli bilgiler. Siğil ve HPV konusunu derinlemesine ele alıyoruz.

Birçok kişi, genital bölgede siğil oluştuğunda bunun kanser belirtisi olup olmadığını merak ediyor. Ancak, genital siğil varlığı kanser anlamına gelmez.

Genital siğillerin çoğu, HPV’nin düşük riskli türleri olan HPV 6 ve HPV 11 tarafından meydana gelir. Bu türler, rahim ağzı kanseriyle ilişkilendirilen yüksek riskli HPV türlerinden farklıdır. HPV, tek bir virüs değil, pek çok farklı türü barındıran geniş bir virüs ailesidir. Bazı HPV türleri genital siğillere yol açarken, diğerleri kalıcı enfeksiyon durumunda hücrelerde değişiklikler yaparak kanser gelişimine zemin hazırlayabilir. HPV pozitifliği tespit edildiğinde, panik yapmadan hangi HPV türünün mevcut olduğunu ve rahim ağzında herhangi bir hücresel değişiklik olup olmadığını değerlendirmek önemlidir.

Genital siğil taşıyan bireyler, yalnızca siğile neden olan HPV türünü taşıdıklarını düşünmemelidir. Aynı kişi birden fazla HPV türü ile enfekte olabilir. Bu nedenle, genital siğil görüldüğünde, “Sadece siğil yapan HPV var, başka bir şey kontrol etmeme gerek yok” yaklaşımı yanlıştır. Kadın doğum uzmanı olarak, siğilin kendisinden ziyade hastanın genel sağlık durumunu değerlendirmek benim için daha önemlidir. Hastanın yaşı, geçmiş smear ve HPV test sonuçları, aşı durumu ve gerekli muayene ve tarama sonuçları birlikte incelenmelidir. Çünkü siğil ile kanser aynı şey değildir ve HPV konusu sadece siğilden ibaret değildir.

Rahim ağzı kanserlerinin büyük bir kısmı, uzun süreli yüksek riskli HPV enfeksiyonlarıyla ilişkilidir. Ancak HPV ile karşılaşmak, otomatik olarak kanser olacağınız anlamına gelmez. HPV enfeksiyonlarının çoğu, bağışıklık sistemi tarafından bir-iki yıl içinde kontrol altına alınır. Önemli olan, yüksek riskli HPV enfeksiyonunun kalıcı hale gelmesidir. Bu nedenle genital siğil görüldüğünde, korkuyla internetten kanser araştırmak yerine bir kadın doğum uzmanına başvurmak daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Siğilin tedavisi ayrı bir konudur; HPV değerlendirmesi ve rahim ağzı kanseri taraması ise başka bir konudur.

Siğilin kansere dönüşmeyeceği de önemli bir noktadır. Genital siğiller, kansere dönüşen lezyonlar olarak kabul edilmez. Ancak siğile neden olan HPV ile kanser riskini artıran HPV türleri farklı olabileceğinden, siğil bulunan bireylerin kadın sağlığı kontrollerini ihmal etmemesi gerekir. Kadınları HPV konusunda iki uç noktadan da uzak durmaya çağırıyorum. Ne “HPV pozitifim, kesin kanserim” diye korkmalıyız ne de “Siğilim var, demek ki zararsız bir HPV taşıyorum, başka bir şey kontrol etmeme gerek yok” demeliyiz. HPV’yi tanımak, türünü değerlendirmek ve gerekli taramaları yaptırmak önemlidir. Çünkü HPV ile ilgili bilgi sahibi olmak, korkudan daha değerlidir ve bir hekimin bilgisine ihtiyaç vardır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu