Ezgi Çelik’in Oyunculuk Yolculuğu ve Metodları
Ezgi Çelik, sahne hayatına çocuk yaşta başladı. Oyunculuk metodunu ve Tokyo’daki deneyimlerini paylaşıyor.
Ezgi Çelik, sahne serüvenine çocuk yaşta adım atarak, oyunculukta sezgi ve sabrın önemini vurguluyor. “Gündüz Apollon Gece Athena” filmi ile Tokyo’da izleyiciyle buluşan Çelik, aynı zamanda yazarlık ve podcast yapımcılığı gibi birçok alanda da yeteneklerini sergiliyor. Yedi yaşında sahneye çıktığında bu deneyimi nasıl ‘oyun alanı’ gibi hissettiğini anlatıyor.
Çelik, oyunculuk metodunu “hissikablelvuku” olarak tanımlıyor ve bu süreçte sezgi, içgüdü ve sıkı çalışmanın önemine dikkat çekiyor. Oyunculuğun en büyük zorluğunun sabır olduğunu belirten Çelik, her koşulda sabırla çalışmanın gerekliliğini vurguluyor. Bir projeye katılırken kendini o rolde görebilmenin heyecan verici olduğunu ifade ediyor.
Yazma ve oynama sürecini de değerlendiren Çelik, hikâye anlatmanın insan hayatında küçük de olsa bir etki yaratmanın önemine değiniyor. Yazarken daha fazla kendini bulduğunu, oynamanın ise farklı deneyimler sunarak keyif verdiğini belirtiyor. Kendisine ilham veren yönetmenler arasında Atıf Yılmaz ve Taylan Biraderler gibi isimler yer alıyor.
Çelik, kariyerinde unutulmaz bir sahne seçme şansı olsa, gelecekteki projelerinden birini tercih edeceğini dile getiriyor. Oynadığı Safiye Ayla karakterinin duygularını taşımak ise onun için son derece etkileyici bir deneyim olmuş. “Gündüz Apollon Gece Athena” ile Tokyo’da izleyici karşısına çıktığında, Japon izleyicilerin karakterine ve filme gösterdiği ilginin kendisini çok etkilediğini aktarıyor.
Son projesi “BluesCat”i anlatırken, kadın ve erkek ilişkilerine dair farklı bir bakış sunduğunu ifade ediyor. İzleyicilere, asansörde kalmış iki karakterin içsel yolculuklarını izleme fırsatı sunan bu oyun, günümüz dünyasında önemli bir mesaj taşıyor. Kendi iç dünyasıyla ilgili düşüncelerini paylaşan Çelik, stresli zamanlarda içe kapanma eğiliminde olduğunu ve bu durumu değiştirmeye çalıştığını belirtiyor.
Son olarak, beş yıl önceki haline bir mesaj iletseydi, “Bunların olacağını hissetmiştin Ezgi’cim. Aferin kız” derdi. Çelik, kendisiyle kalmanın ve içsel huzuru bulmanın önemini vurguluyor.




